logo

Saturday 28th of January 2012

Giriş Formu



Google Adsense


19. ADALET VE DEMOKRASİ HAFTASI 24-31 OCAK 2012 Yazdır e-Posta
Anasayfa
Sivrialan.Net tarafından yazıldı.   

19. ADALET VE DEMOKRASİ HAFTASI 24-31 OCAK 2012
Fotoğraf Gösterisi
"Uğur Mumcu'nun Ardından"
Gürsel GÖKÇE
25 Ocak 2012 Çarşamba
Saat:13.30
Yer Çağdaş Sanatlar Merkezi
Fotoğraf Gösterisi
"Yaşamak Direnmektir"
Nazender SÜZER & Gürsel GÖKÇE
26 Ocak 2012 Perşembe
saat: 18:00
Yer Çağdaş Sanatlar Merkezi
Fotoğraf Gösterisi
"Uğur Mumcu'nun Ardından"
Gürsel GÖKÇE
28 Ocak 2012 Cumartesi
Saat:13.30
Yer:Odtü Mezunları Derneği Vişnelik Tesisleri
Fotoğraf Gösterileri
"Uğur Mumcu'nun Ardından"- " Yaşamak Direnmektir "
Nazender SÜZER &Gürsel GÖKÇE-
28 Ocak 2012 Cumartesi
Saat:18.30
Batıkent ADD Ahmet Taner Kışlalı Kültür Merkezi Batıkent
Fotoğraf Sergisi
"Uğur Mumcu'nun Ardından"
Gürsel GÖKÇE
ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Tesisleri
25-31 Ocak 2012
 
Verelim El Ele Beraber Fidan Dikmeye Yazdır e-Posta
Anasayfa
Sivrialan.Net tarafından yazıldı.   

 

 
Alevi Bektaşi Şiir geleneğinde Atatürk Sevgisi Yazdır e-Posta
Anasayfa
Kadim Ülker tarafından yazıldı.   

KADİM ÜLKER / AÇIK GAZETE AVUSTURYA -
Aşık Veysel’den Mahmut Erdal’a, Hüseyin Çırakman’dan
Muhlis Akarsu’ya, Abdullah Papur’dan Aşık Ali İzzet’e, Daimi’den Mahsuni’ye..

Ne diyordu Pirsultan Abdal:

“Yörü bre Hızır paşa,
Senin de çarkın kırılır,
Güvendiğin padişahın,
O da bir gün yıkılır“

İşte Pirsultan’ın dileğini, umudunu gerçekleştirerek o padişahlığı yıkan olduğu için Atatürk’ü çok sever Aleviler. Anadolu’yu yurt edinmiş Türkmenler, yüzlerce yıldır Osmanlı tarafından ezilip, aşağılanmalarına Mustafa Kemal ve Cumhuriyet’iyle son verildiği için onu çok severler. İstiklal Savaşı’na başlarken yalnızca Hacı Bektaş ocağına uğrayıp, oradan güç aldığı, Urumeli’ni feth eden gazi erenler soyundan geldiği için onu çok severler. En önemlisi de Cumhuriyet’in laiklik ilkesiyle, ikinci sınıf olmaktan çıkıp, eşit yurttaşlar haline geldikleri, Atatürk döneminde gerici Sünni taasubunun ezildiği için onu çok severler. Her sevgide itirazlar da vardır, eksiklikler de, fazlalıklar da. Ama Alevi-Bektaşiler Atatürk’ü eksiksiz severler. Öylesine ki, bir kitle, bir topluluk, bir bilinç içinde en çok, ama istisnasız olarak en çok ve en yoğun şekilde onlar Atatürk sevgilerini sazın telinden, ozanın dilinden, cümle canların yüreğinden ifade etmişlerdir. Akp iktidarı ve Yeni Dünya Düzeni’nin yezitleri şimdi bütün çabalarıyla Atatürk ile Alevilerin arasını açmaya çabalıyor. Ama onların Gazi Paşa’ya sevgisi öylesine derin ki, bu saldırıdan o sevginin güçlenerek çıkacağı aşikar. Çağın en güçlü iki ozanından biri olan Mahsuni’nin olağanüstü dizelerindeki özlem ve arayışta olduğu gibi:

“Bulutlar terinden, dağlar kokundan
Sarhoştur sevdiğim Mahsuni bundan
Bir daha gel, gel Samsun’dan
Sarı saçlım mavi gözlüm, nerdesin
nerde”

Böyle bir giriş yazısıyla Aydınlık Gazetesi hazırladığım “Alevi ve Bektaşı şiir geleneğinde Atatürk sevgisi” adlı çalışmamı iki gün boyunca yayımladı. Benim çalışmam bunları bilmeyenlere, ya da iyi bilmeyenlere bir anımsatma olduğu kadar, kendilerinden çok şey öğrendiğim(iz) Alevi- Bektaşi büyük şiir geleneğinin çağdaş ozanlarına da saygı durmaktı.

Özellikle AKP’nin iktidara gelişinden beri, Atatürk aleyhinde yapılan saldırılara, kültürlerinde âşıklık-ozanlık geleneğinin çok önemli yer tutttuğu Aleviler de alet edilmek isteniyor. Alevilerin Atatürk’e olan sevgisini ve bağlılığını sarsmanın fırsatını da özellikle Dersim tartışmalarıyla bulduklarını sanıyorlar!
Alevi ozan geleneği içinde Atatürk sadece Cumhuriyet devrimleri ve düşüncesiyle yer almaz, evlerin en güzel yerinde Mustafa Kemal fotoğrafı altında sazlar çalınır, türküler okunur. Bu genç ozanlarda da böyledir, artık aramızda olmayanlar arasında olduğu gibi.

Dr. Hasan Basri Kılıç

Ozanların yoğun olarak yaşadığı Sivas, Erzincan ve Malatya yöresinde önemli merkezler vardır. Bu merkezlerin başında Divriği-Çamşıhı, Şarkışla-Emlek ve Arguvan yöreleri gelir. Arguvan yöresinin ozanı Dr. Hasan Basri Kılıç, kendisine miras kalan değerleri sıralarken, Dede Korkut, Mustafa Kemal, Âşık Veysel ve Âşık Mahsuni Şerif’i anmaktadır. Âşık Basiri‘nin “Atatürk ve Cumhuriyet” adlı şiirinde kölelikten kurtulmayı Mustafa Kemal’e borçlu olduğunu, O’nun sayesinde saz çalabildiğini dile getirmektedir: “Mal Beyanı” şiirinde ise ozan varlığını dile getirir:


Elimdeki on dört perde beş telli
Bana Dedem Korkut Atam’dan kaldı
Dar ağacı bize mekan ezeli
Pirim Koca Haydar Sultan’dan kaldı

Açıktır alnımız aktır yüzümüz
İnsanlık yolunda turab yolumuz
Gece karanlıkta gören gözümüz
Şatıroğlu ustam Veysel’den kaldı

Bir saray yapmışlar bütün cihana
Dört kapı kırk makam on iki hana
Elden ele geçti bu servet bana
Hacı Bektaş Şahı Merdan’dan kaldı

Yetmiş milyon kardeş koca bir devlet
Ay yıldızlı bayrak bir vatan cennet
Seksen üç yaşında genç bir cumhuriyet
Önderim Mustafa Kemal’den kaldı

Bu makam Mahsuni Şerif mirası
Habil’den Kabil’den bu mal davası
Tek şahsi varlığım Basiri mahlası
Babam Ali Kılıç hocamdan kaldı

Feyzullah Seçkin

Devamını Oku >>>

 


ASIK VEYSEL TV

Radyo Veysel

Radyo Veysel Dinlemek Icin Tıklayın...

Aşık Veysel TV Beğen

Google Adsense



Sunan: Joomla!. Designed by: free scripts web hosting cheap hosting Valid XHTML and CSS.